Velayet Davası Nedir?

Velayet davası, çocuğun velayeti kendisinde olmayan eşin diğer eşe açtığı, aile hukukundan kaynaklanan bir  dava türüdür.

Evlilikte velayet ortak kullanılmaktadır. Boşanma durumunda, ana-babanın evli olmadığı durumlarda veya taraflardan birinin velayet hakkının kaldırılmasına karar verilmesi halinde çocuğun velayet yetkisi ana-babadan birine bırakılmış olabilir. Bu hallerde hakim velayet hakkını ana-babadan birine bıraksa dahi diğer eşin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı vardır.

Velayet davaları niteliği gereği kamu düzenine ilişkindir. Bir başka söyleyişle hakim, tarafların talepleri ile bağlı değildir. Velayet düzenlemesinde önemli olan çocuğun yüksek menfaatinin sağlanmasına yöneliktir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre çocuğun 8 ve üstü yaşlarda olması halinde idrak kabiliyeti olduğu kabul edilmekte ve bu durumda velayete ilişkin karar vermeden önce mutlaka çocuğun görüşlerine de başvurulması gerekmektedir.

Velayet Davası Nasıl ve Nerede Açılır?

Velayetin değiştirilmesi davası davacının, davalının veya çocuğun yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Görevli mahkeme ise Aile Mahkemesidir. Şayet adliyede aile mahkemesi yoksa dava Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde açılabilir. 

Velayetin Değiştirilmesi Nedenleri Nelerdir?

Velayetin değiştirilmesine ilişkin şartlar Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiştir. TMK’nın “Durumun Değişmesi” başlıklı 183. maddesinde;

“Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, resen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.”

hükmüne yer verilmiştir. Kanun maddesi uyarınca çocukla kişisel ilişki kurulmasının engellenmesi, velayet kendisinde bulunan ana veya babanın evlenmesi ya da başka bir yere gitmesi, ölüm hali, çocuğun üçüncü bir kişide bırakılması gibi sebeplerle velayet değiştirilebilecektir.

Kişisel İlişki Düzenlemesi Nedir?

Velayetin değiştirilmesi neticesinde velayet sahibi olmayan ana veya babanın çocukla kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı bulunmaktadır. Çocuğun yüksek menfaati gereği mahkemece bu husus göz önünde bulundurularak velayetin değiştirilmesi ile birlikte diğer eş için kişisel ilişki düzenlemesi yapılır.

Kişisel ilişki kurma hakkı; ergin olmayan çocuk ile ebeveynleri arasındaki iç ilişkiyi kurma, koruma ve bağların güçlendirilmesi amacına hizmet eden bir haktır.

Çocuğun sağlıklı bir şekilde gelişimi için ebeveynlerin, özellikle “çift olarak” ayrılmalarından ziyade “ebeveyn olarak” ayrılmalarının daha uygun bir şart olduğu ve çocuklarının menfaati ve bu anlamda çocuğun ziyaret hakkı sahibi ebeveynle mümkün olduğu kadar çatışmasız bir şekilde iletişim kurabilmesi için ebeveynlerin boşanma sonrası birbirleriyle işbirliği içinde bulunmalarının olması gereken davranış modeli olduğu belirtilmektedir.

Çocukla kişisel ilişki kurulması konusunda ebeveynlerin menfaatleri ile çocuğun menfaatlerinin çatışması olasılığında çocuğun menfaatleri korunarak, çocuğun menfaatlerine üstünlük tanınmalı, ana babanın menfaatleri ikinci planda gündeme gelmelidir.

Kişisel İlişkinin Kaldırılması Davası Nedir?

Kişisel ilişki kurulması, gerek çocuğun gerekse velayeti kendisinde olmayan ana veya babanın en doğal hakkıdır. Ancak bu hak sınırsız değildir. Bir takım nedenlerin varlığı halinde kişisel ilişkinin kaldırılması mümkün olabilir.

Kişisel ilişkinin kaldırılması davası niteliği itibariyle kamu düzenine ilişkin olup hakim tarafların talepleriyle bağlı değildir. Önemli olan çocuğun üstün yararıdır. Ancak zorunlu olmadıkça taleplerin dışına çıkarak taraflara mükellefiyet yükleyecek şekilde bir karar da verilemez.

Kişisel ilişkinin kaldırılması davasında mahkeme tarafından uzman görüşüne başvurulabileceği gibi eğer çocuk idrak çağında ise mutlaka çocuğun da görüşlerine başvurulması gerekir.

Kişisel İlişkinin Kaldırılması Davası Nerede Açılır?

Kişisel ilişkinin kaldırılması davası çocuğun yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Bu davada Aile Mahkemesi görevlidir. Aile Mahkemesinin olmadığı yerlerde dava bu sıfatla Asliye Hukuk Mahkemesinde açılabilir. 

Kişisel İlişkinin Kaldırılmasının Şartları Nelerdir?

Çocukla kişisel ilişkinin zedelenmiş olması, çocuğun huzurunun veya güvenliğinin tehlikeye girmesi, çocuğun ciddi derecede ilgisiz bırakılması, çocuğun eğitiminin engellenmesi ve diğer önemli sebeplerin varlığı halinde çocukla velayeti kendisinde olmayan ana ya da baba arasındaki kişisel ilişki düzenlemesi kaldırılabilecektir. Buradan hareketle kişisel ilişki kurma hakkına sahip olan tarafın bu hakkını hiç kullanmamış olması, çocukla ilişkisinin zedelenmesi, çocuğu ilgisiz bırakması, çocuğu tanımadığı gibi çocuğun da kendisini tanımaması durumlarında kişisel ilişkinin kaldırılabileceği düşünülebilir. Ancak her olay ayrı ayrı değerlendirilmeli ve çocuğun üstün yararı doğrultusunda en uygun karar verilmelidir.

Zira Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre kişisel ilişkinin kaldırılmasına çocuğun yararının sağlanması için başka hiçbir imkanının kalmadığı hallerde, bir son çare (ultima ratio) olarak başvurulması gerekmektedir.

Aile Hukuku hakkındaki diğer yazılarımıza bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Son Yayınlarımız

Adres Değişikliği Duyurusu

Taşındık! Değerli müvekkillerimiz ve ziyaretçilerimiz, Daha verimli bir çalışma ortamı sunmak ve sizlere daha iyi hizmet verebilmek adına ofisimizi yeni adresimize taşıdık. Artık sizleri Efeler

Daha Fazla »

Malpraktis Davaları

Malpraktis Davaları (Doktor Hatası) Dünya Tabipler Birliği’ne göre malpraktis, doktorun tedavi sırasında standart ve güncel uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavisini vermemesi sonucunda oluşan

Daha Fazla »

Evliliğin İptali

Evliliğin İptali Evliliğin geçerliliği kamu düzeni açısından büyük önem taşır. Evliliklerin kurallara ve tarafların iradelerine uygun olarak gerçekleşmesi şarttır. Kurallara uygun olmayan evlilikler iptal edilebilir

Daha Fazla »